Alkol Bağımlılığı

Alkol Nedir? Renksiz, kokulu ve acı bir sıvıdır. Çok yanıcı bir maddedir ve kuvvetli ısı verir. Bu nedenle, bazı füze motorlarında yakıt olarak kullanılır. Pek çok çeşidi olan alkolün etanol denilen türü içki olarak tüketilmektedir. Ancak dilimizde genel olarak sarhoşluk yapıcı ve alkol içeren bütün içeceklere alkol denilmektedir. İçki olarak tüketilen alkol birçok hastalığa neden olur. Bunun yanında alkol iradeyi zayıflatır, kişi kontrol kaybı yaşar ve uyuşturucu maddelere açık hâle getirir.Alkol bağımlılık yapar. Çok miktarda ve sıklıkla alkol tüketen, bedensel, ruhsal ve toplumsal sağlığı bozulmasına rağmen alkol almak isteyen, tedavi edilmesi gereken kişiye alkol bağımlısı denir. 13 yaşında alkol kullanımına başlayan gençlerde alkolik olma riski % 43 oranındadır

Alkol Bağımlılığı Nedir? Beden ve ruh sağlığını, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede fazla ve tekrarlayıcı biçimde alkollü içki içme, alkol alma isteğini ve olayını kontrol edememe ve durduramamak ile belirli bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Halk arasında sarhoş, alkolik, içkici bilinir.

Alkol bağımlılığını oluşturan dört belirti şu şekilde sıralanabilir:
1-İçme isteği: İçmeye karşı duyulan güçlü istek, arzu.
2-Kontrol kaybı: Kişinin alkol alırken kendini sınırlayamaması.
3-Fiziksel bağımlılık: Uzun bir süre kullanımdan sonra bırakmak istediğinde kişide mide bulantısı, terleme, titreme ve anksiyete gibi etkiler görülür. Ciddi bağımlılık durumlarında, alkol kullanımı bırakıldığında 8 -12 saat arasında nöbet geçirme gibi hayatı tehdit eden ciddi semptomlar görülebilir.
4-Tolerans: İlk kullanımlarda oluşan etki ve etki süresi, ilerleyen kullanımlarda
gözlenemediği için giderek daha fazla miktarda alkol içme ihtiyacı

ALKOL GERÇEKLERİ

Dünyada yaklaşık 2 milyar kişi alkollü içki tüketmektedir. Bunların yaklaşık 76 milyon kadarında alkol bağımlılığı olduğu tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyadaki tüm ölümlerin %6’sının (3.3 milyon) alkol kullanımı nedeniyle oluştuğu görülmektedir. Avrupa’da her yıl yaşanan hastalık ve erken ölümlerin yaklaşık onda birinin sebebi de alkoldür. Ülkemizde 17 milyon civarında alkol kullanan kişi bulunmaktadır. Alkolü ilk kez kullanma yaşı ülkemizde maalesef 11’e kadar inmiştir. Alkol kullanımına başlama yaşı düştükçe ileriki yaşlarda bağımlı olma riski artmaktadır.

KİŞİLER ALKOLE NASIL ALIŞILIR?

ARKADAŞ BASKISI
“Bir dene, maksat muhabbet olsun!” Arkadaş daveti ve baskısı, muhatapta gruptan ayrı düşme endişesi yaratır. Bazı kişiler grup içinde kabul görebilmek için arkadaşlarının davetiyle alkol kullanmaya başlarlar.
YANLIŞ ALGILAR
“Bir kerecikten bir şey olmaz!” Arkadaşların ya da alkol kullananların bu türden sözleri muhatapta alkolün zararsız olduğu, bir kereden bir şey olmayacağı vb. algılara sebep olur, deneme cesareti doğurur. Böylece kişi, “Bir kerecik!” diyerek dener. Ancak olay orada kalmaz, mutlaka devamı gelir.
SORUNLARDAN KAÇIŞ
“Dertlerini unutursun!” Bazı insanlar alkol kullanmayı sorunlardan bir kaçış yolu olarak görürler. Ne var ki alkol, sorunları asla çözmez, aksine kişinin çözümleri geciktirmesine ya da çözüm gücünü kaybetmesine yol açar. Bununla da kalmayıp çok daha farklı sorunlara yol açıp durumu daha da kötüleştirir.

ALKOLÜN ZARARLARI NELERDİR?

Alkollü bir içki içildiğinde alkol ağız ve yemek borusu tarafından az miktarlarda emilerek mideye geçer. Alkol molekülleri çok küçük olduğu için mide yüzeyinden hemen hücrelere geçiş yapabilir. Alkolün kana karışma süresi midenin boş ya da dolu olmasına göre değişkenlik gösterir. Alkolün kana karışma süresi, aç karnına, yaklaşık olarak 5 dakikadır. Alkolün büyük bir kısmı, midede emilmeyi beklemeden doğrudan ince bağırsağa geçer ve oradan emilerek kana geçer. Alkol alındıktan sonra % 20’si mideden % 80’i ince bağırsaklardan kana karışır. Sonraki durak karaciğerdir.

İnsan vücudunda dakikada ortalama 5 litre kanın pompalanıp dolaştığını düşünürsek alkol içeren kan defalarca karaciğer tarafından süzülür. Her defasında,yakalanan belli bir miktar alkol, karaciğer bünyesinde çeşitli kimyasal etkileşimler sonrasında karbondioksit ile suya dönüştürülerek parçalanır. Karaciğerin normal şartlarda önceliği yağ asitleridir, onlar yakılarak enerji elde edilir. Ancak işin içine alkol girince öncelik alkole verilir, çünkü kandaki alkol seviyesi arttıkça vücut alarm vermeye başlar. Karaciğer sürekli alkolü parçalamak için vakit harcarsa normal süreçte parçalayacağı yağ asitleri, karaciğer bünyesinde birikmeye başlar ve karaciğer yağlanır. Alkolü fazlaca tüketenlerin karaciğerlerindeki yağlanmanın
sebebi budur.

SU KAYBINA SEBEP OLUR

Karaciğere ulaşan alkolün bir anda parçalanması mümkün değildir. Çünkü kana karıştığı anda alkol tüm vücuda hızla yayılır. Böbrekler de bu noktada gereğinden fazla zorlanmaktadır. Alkol, idrar söktürücü etkisi sebebiyle, kullanan kişiye sürekli tuvalete gitme ihtiyacı hissettirir. Alkol tüketilmeye başlandıktan 20 dk. sonra kişinin bedenindeki ürin (idrar) üretimi hızlanmaya başlar. Sürekli tuvalete çıkmak ise, susuzluk ve dehidrasyona (su kaybına) sebep olur.

Alkol içeren kan, kalp üzerinden yoluna devam eder. Kalpten sonra akciğerlere pompalanan kan bronşlara ulaştığında içindeki alkolün bir kısmı kirli havayla birlikte dışarıya atılır. Alkol almış birinin ağzının kokmasının başlıca sebebi, verdiği nefese karışan alkol molekülleridir.

BEYİN ÇALIŞMASI YAVAŞLAR

Alkolün akciğerlerden sonra beyne ulaşması çok zaman almaz. Dakikalar içinde beyne geçen alkol, beyinde uyuşma etkisi yapar. Kana karışan alkol miktarına göre, beynin çalışması yavaşlar. Beyne iletilmesi ve kalp ile tüm vücuda pompalanmasının ardından alkolün kana karışmasıyla birlikte bütün organlara ulaşmasıysa 90 saniyeyi bulur.

Araştırmalar, alkolün gelişmekte olan beyne verdiği zararın kısa süreli değil; kalıcı olabileceğini göstermektedir. Yaş küçüldükçe alkol kullanımı nedeniyle, kullanan gençlerde ortaya çıkan zarar daha fazladır. Yapılan başka bir araştırmaya göre, alkol tüketimine 15 yaşından önce başlayan gençlerde bağımlılık gelişme riski, 21 yaşında başlayanlara göre 4 kat daha fazladır. Alkol kullanan gençler, okul hayatlarında daha çok sorun yaşarlar. Ayrıca tecavüz, saldırı ve gasp gibi şiddet içerikli eylemlere bulaşma riskleri artar. Bu dönemde beyindeki muhakeme ve karar vermeden sorumlu bölüm daha az aktif olduğundan genç, riskli davranışlara yönelme konusunda risk altındadır. Aynı zamanda alkolle ilişkili trafik kazaları
genç ölümlerin ve sakat kalmalarının temel nedenidir.

ALKOL KULLANIMININ UZUN DÖNEM ETKİLERİ

Alkolün uzun süreli etkileri, aylarca veya yıllarca sürekli ve aşırı miktarda alkol tüketimiyle ortaya çıkar. Kronik alkol bağımlılığının, fiziksel ve psikolojik olumsuz etkileri çok fazladır. Bunların çoğu da ölümle sonuçlanır, çok çeşitli kazalara sebep olur, iş kaybı ve ailevi problemlerin artmasına neden olur. Kronik alkol bağımlılığı sonucunda hayati problemlerin yanı sıra iştah kaybı, enfeksiyon, cinsel iktidarsızlık ve sindirim bozukluğu gibi sorunlar da görülür.

Uzun süreli alkol kullanımı yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerinin en önemli nedenlerinden biridir. Alkol tüketimi ne kadar artarsa ölümcül hastalık riski de o kadar artar. Alkol bağımlıların ölüm sebepleri genellikle, kalp, böbrek, karaciğer hastalıkları, zatürre, kanser, alkol zehirlenmesi, kaza, cinayet ve intihardır.Bağımlı kişi zamanla titremeye, terlemeye, uykusuzluğa, halüsinasyon görmeye ve gerçeklikle bağını koparmaya başlar. Bu tür kişilerde dikkat dağınık, bilinç bulanık,duygular tutarsız olur; yerinde duramama, korku, sinirlilik, tahammülsüzlük, algı ve bellekte bozulmalar gözlenebilir.

Alkol Şikayetleri Nelerdir?

Kişi tarafından alışkın olduğu etkinin sağlanabilmesi için kullanılan alkol miktarının giderek artırılıyor olması; eskiden kullanılan, alışkın olunan alkol miktarı ile aynı hissin ve etkinin sağlanamaması,

Kişinin kullandığı alkolün miktarını azaltması ya da alkolü bırakması sonucunda yoksunluk belirtisi (terleme, çarpıntı, titreme, terleme, huzursuzluk, yerinde duramama, uykusuzluk, sinirlilik, tahammülsüzlük gibi) dediğimiz bir takım ruhsal ve bedensel sıkıntılar içerisine girmesi ve yoksunluk belirtisi hisseden kullanıcının alkol alması ile rahatlama hissetmesi.

Alkol Bulguları Nelerdir?

Kullanılan alkolün kişi tarafından almayı tasarladığı miktardan fazla miktarda ve sürede kullanılması

Alkol sağlamak, alkol kullanmak ya da alkolün etkilerinden kurtulmak için çok fazla zaman harcanması

Alkol kullanımı yüzünden önemli ailesel, toplumsal, mesleki sorumluluklarının aksatılması veya bırakılması

Zarar görmesine rağmen alkol kullanımını bırakmak için başarısız girişimlerin varlığı

Alkolden zarar gördüğü bilinmesine rağmen alkol alımına devam etmek.

Alkol Tanısı İçin Neler Yapılmalıdır?

Tüm hekimlerin içme sorununu erken tanıması önemlidir. Hekim fiziksel muayene ve laboratuar testlerinde; Kırmızı burun, avuç içlerinde kızarıklık ve beneklenme, parmaklarda sigara yanıkları karaciğerde ağrısız büyüme, karın ağrısı, kol ve bacaklarda zayıflama, kuvvet ve duyu azalması saptadığında yine kan testlerinde karaciğer enzimlerinde anormallik, kan hücrelerinde küçülme, böbrek fonksiyonlarında bozulma tespit ettiğinde alkol bağımlılığından şüphelenmesi gerekir. Aile fertleri ve yakınları alkol alan kişide; alkol içmek için güçlü bir istek olması, alkol alma davranışını denetlemede güçlük ( alınan alkol miktarını ve kullanım süresini ayarlayamama) olması, alkol almadığında veya azalttığında terleme, çarpıntı, titreme, terleme, huzursuzluk, yerinde duramama, uykusuzluk, sinirlilik, tahammülsüzlük gibi belirtiler gözlemlediklerinde, alkol miktarının her geçen gün gittikçe artan miktarlara ulaşmaya başladığında, sırf alkol almak için sorumluluklarını aksattığında, alkolü elde etmek, kullanmak ve etkilerini gizlemek için harcanan zaman ve çabanın diğer ilgi ve uğraşlara yer vermeyecek şekilde giderek artması durumlarında ve çevresi tarafından uyarılmasına alkol kullanımına bağlı ortaya çıkan yasal ve fiziksel sorunlara rağmen alkol kullanımını sürdürmeye devam ettiğinde, bu durumun alkol bağımlılığı olabileceğini düşünmelidir.

Alkol Tedavisi İçin Neler Yapılmalıdır?

İlk olarak, bir süredir alınan alkolü kesme tedavisidir. Bu dönemde alkolün kesilmesi sonucu olağan yoksunluk belirtilerinin ortadan kalmasına yardımcı olan ilaç kullanımı ve diğer tıbbi müdahaleleri içerir.

Kişi artık alkol yoksunluğundan kurtulmuştur. Yaşamdaki normal işlevlere dönebilme ve alkolsüz yaşama uyum sağlama bakımından hastaya bilgi ve beceriler kazandırılmaya çalışılır. Kullanılan ilaçlar ya alkol arama isteğini azaltmaya ya da alkol arama davranışını söndürmeye yöneliktir.

Alkol Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Alkolsüz yaşama uyum sağlama bakımından hastaya bilgi ve beceriler kazandırılmaya çalışılır.Genellikle bağımlı kişi, kendisini çok kısa bir zamanda tekrar alkol kullanım ortamında bulur, alkol kullanımını reddetmeye yönelik başarılı bir tutum sergileyemez ve bağımlılık süreci yeniden başlar. Bu nedenle döngünün tanınması ve yinelemeyle baş etme yöntemlerinin öğrenilmesi önemlidir. Bağımlı kişiye tedavi sürecinde alkol isteğininin olabileceği öğretilmeli, alkol isteğinin ortaya çıkışı ve gidişatı hakkında bilgi verilmelidir.